haftann videosu


Sanata pasaport sorulmaz!



İspanyol müziğinin en iyi solistlerinden Luz Casal, Superonline'a konuk oldu.


Sanata pasaport sorulmaz!

RÖPORTAJ: HERMAN TAŞÇIOĞLU

Almodovar filmlerinden tanıdığımız, yeni albümü La Pasión'daki yorumlarıyla daha da yakınlaştığımız İspanyol müziğinin en iyi solistlerinden Luz Casal, bolerolara hayat verdiği bu son albümü vesilesiyle Superonline'a konuk oldu.

COĞRAFYA KİTABININ ÜZERİNDEKİ BİR PERGEL GİBİ...
Türkiyeli dinleyiciler Luz Casal ismine daha ziyade Pedro Almodovar filmlerinden, özellikle de High Heels'den aşina. Öte yandan İspanyol müziğinin en iyi solistlerinden biri olarak tanınıyorsunuz. “İberian diva", bir yorumcu olarak kendisini nasıl buluyor?
Müzikle uğraşmak genç bir kızken bile bana büyük bir tatmin ve rahatlık veriyordu. Şarkı söylemek, başka türlü dile getiremeyeceğim duygularımı ifade etme imkanı veriyor. Şarkı söylerken bütün hüznü, bütün melodiyi ya da öfkeyi hissedebiliyorum. Müzikle olumlu bir ifadeye varmaya çalışıyorum. Yarattığım her şeye bu duyguların güzelliğinin yansımasını istiyorum. Müzikten aldığım en büyük ödül, beni seven, beğenen ve özel biri olarak gören insanlardır.

Müziğinizi dinlerken yollar geliyor akla: Göçebe bir ruh, kendini yollara vurma duygusu...
Bence müzik hüznün ve umudun, aşkın ve hıncın karşıtlığını vurgulamanın bir birleşimi. Müziğin hem dramatik hem de sıcakkanlı olmasını sağlayan da bu. Benim için duyguları ifade etmek çok önemli. Amacım sesini duyuramayanların sesi olmak. Hayatı, ışığı ve karanlığı anlatmak...

Albümleriniz "dünya müziği" kategorisinde değerlendiriliyor. Bu tabirle barışık mısınız?
Kariyerimde ve 11 albüm sonrasında ilk defa La Pasión için bu tanımın kullanılması doğru olduğunu düşünüyorum. Bolero İspanyol-Amerikan kültürünü yansıtan bir asırdan daha yaşlı bir kategori. Öte yandan, müziğe bakışımı coğrafya kitabının üzerindeki bir pergel gibi de düşünebilirsiniz; Sanata pasaport sorulmaz!



Albümlerinizi, çeşitli şarkıların bir araya getirilmesi olarak mı, yoksa bütün şarkıların bir tema etrafında birbiriyle bağlantılı olduğu tek bir bütün olarak mı tasarlıyorsunuz?
La Pasión'dan ilerleyecek olursak, bu müzik tarzına ve 40’lı, 50’li ve 60’lı yıllara olan saygımı iletmek istedim. Aslında pek yorgun hissetmiyorum, aksine oldukça heyecanlı ve güçlüyüm. Tonu, rengi şarkılar veriyor, ben onları takip ediyorum. Farklı dönemlerde farklı temaların ağırlık kazanmasını çok normal buluyorum. İnsanın ruhunun içinde iletişim halinde olan bu sembolleri, arketipleri bulup çıkarmayı, yansıtmayı önemsiyorum.

"HAYATIN, IŞIĞIN VE KARANLIĞIN MÜZİĞİ"

Yeni albümüz “La Pasión”da zanaatkârane bir yan da hissediliyor. Etkileyici sesinizin arkasında, usul usul gelişen ve giderek vücut bulan bu müzikal karışımın tarifini alabilir miyiz?
1991 yılında “Piensa en mi” kayıtları sırasında, bir gün o tarz şarkıları barındıran bir albüm yapacağımı biliyordum. 2007 yılında hastalığım sırasında “La Pasión”u yapmaya karar verdim. Bu bir nevi arkeoloji çalışması gibi. Çok şey öğrendim ve büyük bestecilerle, yazarlarla ve şarkıcılarla tanışma imkanı yakaladım. Eski analog mikrofonları kullanarak çok direkt bir kayıt yaptık. Bunun için çok para harcamamız da gerekmedi. Ses ve arka plan aynı anda Los Angeles’da yapıldı. Son olarak Londra’da ziller kaydedildi. Mix çalışması ise Paris’te yapıldı.

İki yıl ciddi biçimde kanserle savaştınız ve mücadeleyi kazanıp geri döndünüz. Yaşadıklarınız müziğinize yansıdı mı?
Hastalığım sırasında “Vida Tóxica” [Toxic Life] kayıtları için çalışmaya devam ettim. Kemoterapi ve radyoterapim bittikten sonra canlı performanslarıma tekrar başladım. Açıkcası müzik hastalığımla en iyi şekilde başa çıkabilmem konusunda bana çok yardımcı oldu. Aynı zamanda bu deneyimin bana daha zayıf insanları daha iyi anlamam konusunda da yardımcı olduğuna inanıyorum.



"İLHAMIMIN TEMEL KAYNAĞI TARİH, KÜLTÜR VE ŞİİRLERDİR"
Kanser tedavisi ardından ilk konserlerinizi memleketiniz A Coruña ve Vigo'da verdiniz, Gallego dilinde şarkılar söylüyorsunuz ve Galicia’lılığınızı vurguluyorsunuz. Yetişme çağınızdan, hafızanızda kalan en canlı görüntüler neler?
Kökler ve geçmiş hayatımın anahtar kavramları. Vatanımı, çocukluk ve gençlik yıllarımın geçtiği Asturias’ı çok seviyorum. İspanya’nın her köşesini seviyorum ve bu ilhamımın en temel kaynağı; tarihi, kültürü ve şiirleri.

Bob Dylan, Clint Eastwood, Patti Smith ve Van Morrison gibi sanatçıların layık görüldüğü French Medal of Arts and Literature ödülünü Fransız Kültür Bakanı Frédéric Mitterand’ın elinden aldınız. Böylesine büyük bir organizasyon tarafından takdir edilmek nasıl bir duygu?
Fransa’da onurlandırılmak kariyerimdeki önemli olaylardan bir tanesi. Derin bir şükran hissediyorum. Sizin olmayan bir ülke tarafından ödüllendirilmek harika.



Sanatınızı çok özel bulduğum için belki de, Luz Casal’ı müzikten başka bir uğraş içinde hayal edemiyorum. Luz Casal müzik dışında neler yapar?
Çocukken müziğe karşı güçlü bir yakınlık hissediyordum. Bu erken bir çağrıydı. Edebiyata ilgi duyuyorum. Resim yapıyorum ve tarihe karşı yakınlığım var. Aynı zamanda seyahat etmeyi çok seviyorum. Bu işime de çok fayda sağlıyor. Resim yapmak, farklı tarzlarda yazmak... Bütün bu ifade biçimleri birbirlerinin tamamlayıcısı gibiler.

Türk dinleyicisin müzik zevki ve Türkiyeli sanatçılar hakkında fikriniz var mı? Türkçe nasıl tınlıyor size?
Türk müziği ve dinleyicisi hakkında çok az şey biliyorum. Bu yıl daha fazlasını öğrenme fırsatı yakalamayı umuyorum. Türkçe’nin sesini beğeniyorum.

Dinlemek için tıklayınız





| More





 Copyright © 2010 Şemsiye | Gizlilik ve Güvenlik | Bize Ulaşın | Facebook | Twitter | RSS | Müzik dinle