
                                                                                                                                             RÖPORTAJ: Erkan Esenoğlu
Son kitabı "Orospu Kırmızı" pekala bir albümünün adı da olabilirdi, gayet de münasip olurdu. Nasıl olmasın ki!... "Bütün güzel çocuklar şüpheli" bir defa. Fakat o kadim klişenin dediği gibi, yuvarlanan taş yosun tutmaz. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen kimse Umay Umay'ın yosun tuttuğunu söyleyemiyor.
Ancak medyanın ağzı torba değil, Umay'a dair ne varsa dillerine pelesenk. Evet, Umayınki volümlü, tansiyonlu, nabızlı bir ses!... Gelgelelim "Ağzı Bozuk Aşk Mektupları"da durmak bilmiyor...
Şimdi, önce müzik, sonra edebiyat, sonra da hayata bağlanıyor ve Umay Umay'la yeniden ve biraz daha yakından tanışıyoruz...
"BANA AİT OLMAYAN HİÇBİR ŞEYİ GÖSTERMEDİM"
Bir anket defteri sorusuyla başlamış gibi olacağız, ama yine de soralım: Neden Umay Umay?
Şiirselliğinden dolayı. Umay Umay iyi biri. Çok kahve içen, harika müzikler dinleyen, az konuşan, yalnızlık manyağı biri.
Başka şeyler de var ama ne biliyim nasıl denir? Elma yanaklı, kiraz dudaklı olur mu?
Endüstriyle uyuşmazlığını ortaya koymana rağmen kemik bir Umay Umay kitlesi yarattın ve aynı kulvarda olduğun isimler de seni göklere çıkarıyor; bu durum zaman zaman üzerinde bir ağırlık yapmıyor mu?
İnanıyorum, ondan belki. Şöhretten ıvırdan zıvırdan daha başka bir şeyler hayalim, kendime inanıyorum. Rüyalarımda bir konser versem kendim kendi elma yanaklarımı öpüyorum, düşün yani. Bana ait olmayan hiç bişeyi göstermedim, demedim, etmedim.
Tüm defolarıyla, eksikleriyle, hevesleriyle, hatta beceriksiz ya da becerikli rolleriyle hepsi benim orjinimdi. Ne biyörg ne şınayda ne başkası. Gözümün kendimden başkasını görmeme salaklığı baya korudu beni yani. Bedellerini uyumsuzluk, parasızlık, yalnızlık, az satma gibi sevimsiz karşılıklarla ödedim. Hala ödüyorum. Ama var ya, yeniden dünyaya gelsem aynısının daha katısı olurum.
Onlar beni bırakmadı, buna şaşırmadım, çünkü onları aldatmadım.
90'larda müzisyen olarak ayakta kalmak hakkında neler söyleyebilirsin, o günlerle bugünleri kıyasladığında neler düşünüyorsun?
Pop, porno ve futbol dünyada her zaman her yerde ayakta. O zaman da öyleydi. Uf, bildiğin herkestik işte. çok kötüler ve epey iyiler o zaman da vardı, şimdi de var. Ama farklı o zaman da karaborsaydı şimdi de. Yani, üzgünüm.
Bazıları senin için felaket tellalı diyor… Kaç Umay var sence? Umay hep aynı Umay mı?
Şöyle bi küstahlığa sahibim. Sanatçı olduğumu bilme küstahlığı.
Buna gıcık olanlar var, sanat- sanatçı olgusuna. Ben de onlara gıcık oluyorum. Bu bir sanatçı olamama kompleksi. Sanatçı olduğunu bilmek de kompleks elbette, ancak çok yakışıklı bir kompleks. Diğeri gibi sinir sıçmak yerine plajda güneşlenmek gibi...
Beni sevenlere öncelikle ben hayranım. Çünkü beni sevmek zordur. Bunu yapan herkese büyük hayranlık duyuyorum. Hele hele bu ülkede sevilmeyeceğin, hatta hatta sevilmediğin sana dayatılmışsa, anlıyomusun? Sanat hakkında bir şey demem. Hissederim, hisettiririm. Popülerliğe karşı filan hiç değilim. Ama her zaman en kötü şeyler popüler olur. Kolay malzeme, kolay algı. Açıklaması bu kadar basit. Salak işidir popülerlik. Biraz aklı olan kullanır, yer içer tükürür geçer. Hakettiği muameleyi verdiğin sürece tehlike yok. Ama adam yerine koydun mu tehlike çok. Ama bana göre tehlike ve salaklık, başkasının işine yarıyosa sorun yok ve umrum da değil. Gündeliktir, lazımdır tamam ancak ruhu ufaltır, fakirdir, gurursuzdur.
Benim tercihim asil ve rezil olmaktan yana...
"TERCİHİM ASİL VE REZİL OLMAKTAN YANA"
Beş kitabın var. Seni yazmaya iten neydi, süreç nasıl gelişti?
Dağıtımı ve gücü zayıf yayıncılarla çalıştım. Bu yakışıyodu sanki yazdıklarıma, durumuma. Ama hiç biri baya iyi sattığım halde paramı ödemedi. Artık daha iyi yayınevleriyle çalışacağım. 'Adır' filan olduğumdan değil yani. Ayrıca beni istersen en popüler yayınevinden en büyük dağıtımla çıkart ben yine birileri gibi değilim, söylediklerim ortalıktaki birbirinin aynı herşey gibi değil.
Al şarkımı dünyada 1 numara et, ı ıhh olmaz, ben yine bi tuhaf, bi bozuk, bi rahatsız dururum.
Hakiki misin?
Ben o kitapları mutluluk içinde, yalan içinde, uyum içinde yazmadım. Hatta yazmadım, derimi sıyırıp yapıştırdım kağıtlara.
Umay ayakta kalmak adına neye ihtiyaç duyar, ya da duyar mı? Konuya dair mesajın var mı?
Hiç. Hiç bir mesajım yok. Sadece sevmek ve sevilmek isteği. Sevilmeyi isterken sevmeyi de çok istiyorum. Çok az seven biriyim. Öyle sevgi şevkat dağıtan biri değilim. Ben de okurumdan, dinleyicimden haz ve almak istiyorum. Ayrıca denecek bişey varsa onlar bana desin, diyeceğimi dedim zaten. Biraz daha kaldı içimde, biraz daha küsmem lazım.
Müzik, edebiyat ve fotoğraf. Yapıtlarını ayakta tutan cesaret midir?
Cesaretle korkuyu aynı tutarım. Cesaretin bir adım ötesi korkudur, korkunun bir adım ötesi cesaret... Seç? Seçemezsin!
Çok cesur biri çok korktuğu için cesur olmak zorunda kalmıştır. Çok cesur çok korkmuş ve korkmaya devam edecektir.
Yoksa ne hakiki cesaretten ne de hakiki korkudan söz edemeyiz. Bu birbirinin aynısı olan hali bünye edinmişsen zevkten ve acıdan gebereceksin zaten... Seç? Yok öyle herşey olmak! Varsa da bende yok, tesis yetersiz.
Neden seviyorlar seni?
İşte bu çok zor soru. Yani çok zor cevap. Sadece kendimi kullandığım için olabilir. Emin olamıyorum. Ancak dilimin birilerine benzemediğinin farkındayım. Önceleri çok üzülüyosum. Tak diye anlaşılmıyo diye. Hep beni buna inandırmaya çalıştılar. Anlaşılmıyosun, sevilmiyosun, zorsun. Şaşıyordum. Uzaydan gelmemiştim. Akçaabat'lı Umay'dım. Tamam bi tuhaflık vardı ama aşılmıycak duvar da değildi. Sonra kendimi bile iplememeye başladım ve düzeldi. Ummadığım okuyucular tanıdım. Nasıl güzel, doğru algıladıklarını fark ettim. Artık sevilemeyeceğime inanmıyorum. Herkes kadar sevmeyenim var, herkes kadar sevenim yok hepsi bu. Ama şu saygın ve yaygın meselesi.))))))
Yaygın değilim, evet. Olamam elimde değil. Onun aşşalık kuralları var.
"GERÇEK KENDİ CEHENNEMİNDE BOĞULSUN"
Proje harici şeyler, mesela kitaplarda kullandığın fotoğraflar gerçeğe dönüşmeyecek mi?
Gerçek kendi cehenneminde boğulsun. Onla yakın bile olmadım. Ben hakikiyim. Olmaz mı?... E tabi fotoyu da müzği de yazıyı da aynı ruhla yapıyorum. Birbirlerine benzemeleri çok doğal. Aslında farklı olsa ne güzel olurdu değil mi?
Ruhum o kadar zengin deÄŸil, kahretsin.
Son olarak, bundan sonra nasıl bir çizgi izleyeceksin?
Bir kaç kitap ve internetten belki birkaç müzik. Bir sinema filmi yapmadan ölmek istemiyorum. onu kurup duruyorum kafamda.
Evet onu yapmayı çok istiyorum. hissettirmenin dibine indirmek istiyorum kendimi, en dibine, orda bulutların olduğunu duydum da...
Hem borcum var bir dolu güzel çocuğa, onlar hala şüpheli... Ondan.
Dinlemek için tıklayınız
Albümleri:
[1994] Umay Umay
[1997] Naylon
[2002] Ağzı Bozuk Aşk Mektubu
Ayrıca 'Kent Ozanları' adlı karma albümde 'Şeker Anne' şarkısıyla yer aldı.
Kitapları:
Orospu Kırmızı
Rüya Duvarları
Sokaklar Uyudu Artık Öpüşebiliriz
Bütün Güzel Çocuklar Şüpheli
34 U 442/Veda Busesi
Â
